YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27347
KARAR NO : 2011/41591
KARAR TARİHİ : 15.12.2011
Tebliğname No : 2 – 2009/188825
MAHKEMESİ : Gemlik Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/03/2009
NUMARASI : 2008/300
SUÇ : Kamu görevlisine karşı görevinden
dolayı hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Olay hakkında görgüye dayalı bilgileri olan tanıklar C.. K.., Üm..Y… ve N. T..in soruşturma aşamasında verdikleri beyanlarında Belediye Başkanı olan sanığın zabıta memuru olan katılanlara hitaben “avanta, rüşvet mi alıyorsunuz?“ dediğini duyduklarını belirttikleri halde kovuşturma aşamasında sanığın belirtilen sözleri “görevinizi doğru dürüst yapmıyorsunuz, yoksa rüşvet ve avanta mı alıyorsunuz diyorlar şeklindeki vatandaşların sözlerini ilettiğini, yoksa bizzat kendisi katılanları rüşvet ve avanta alıyorsunuz diye suçlamadığını” belirtmeleri karşısında; tanıkların aşamalardaki hangi beyanlarının diğerinden üstün tutulduğu denetime elverişli olacak şekilde karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre ise;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanların manevi zararları karşılığı 5000’er TL istemleri haricinde, bir maddi tazminat talepler bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan doğan herhangi bir maddi zararlarının da bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz
önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “katılanların talep ettikleri (manevi) zararların sanık tarafından karşılanmamış olması” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- 5237 Sayılı TCK’nun 53.maddesinin 3.fıkrası gereğince hakkındaki hükmedilen 1 yıl 15 gün hapis cezasının ertelenmesine karar verilen sanığın kendi alt soyu üzerinde velayet,vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenini 1. fıkrasının (c) bendindeki hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.