Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/29207 E. 2013/15521 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/29207
KARAR NO : 2013/15521
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

Tebliğname No : 2 – 2009/292651
MAHKEMESİ : Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/02/2009
NUMARASI : 2007/1151 (E) ve 2009/97 (K)
SUÇ : Hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hüküm tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre katılan yararına, 310 lira yerine 275 lira olarak eksik maktu vekalet ücreti belirlenmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamamış, CMK’nın 34/2, 232/6. maddeleri uyarınca hüküm fıkrasında yasa yoluna başvuru süresinin başlangıç ve şekli gösterilmemiş ise de, sanık ve katılanın son oturumda vekillerinin hazır bulunması ve hükme karşı usulünce temyiz ve temyize cevap haklarını kullanılmış bulunmaları karşısında, bu eksiklik sonuca etkili görülmeyerek bozma sebebi yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Sanığa yükletilen kamu görevlisine hakaret suçunun seçimlik ceza içermesi ve sanık müdafiinin de esas hakkındaki savunmaya ilişkin dilekçesinde, lehe hükümlerin uygulanmasını ve hapis cezasının paraya çevrilmesini talep etmesi karşısında, temel ceza belirlenirken daha lehe olan para cezası yerine hapis cezasının tercih edilmesinde takdir hakkının hangi hukuki gerekçeye dayanılarak kullanıldığının denetime olanak verecek biçimde kararda gösterilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınarak, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesinin gerekmesi karşısında, adli sicil kaydındaki sabıkasının silinme koşulları oluşan ve bir daha suç işlemeyeceği
kanısıyla cezası ertelenen sanığa yükletilen hakaret suçundan doğan maddi bir zarar bulunmadığı gibi katılanın da zararının tazmini yönünde bir talebinin olmadığı gözetilerek, CMK’nın 231/6-b bendinde öngörülen kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeğine ilişkin ölçütün değerlendirilmesi gerekirken, “katılanın maddi ve manevi zararının giderilmemesi” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.