Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/29346 E. 2011/41628 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/29346
KARAR NO : 2011/41628
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

Tebliğname No : 4 – 2009/166831
MAHKEMESİ : Mesudiye Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/12/2008
NUMARASI : 2008/26
SUÇ : Kamu görevlisine karşı görevi
sebebiyle hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın 647 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrası uyarınca para cezasına çevrilmesi ve aynı kanun maddesinin 4. fıkrasında, uygulamada asıl mahkumiyetin bu madde hükümlerine göre, çevrilen para cezası veya tedbir olduğu, ancak bu madde hükümlerinin uygulanmasının, kanun yoluna başvurmada engel teşkil etmeyeceğinin belirtilmesi karşısında, hükmün temyizi mümkün olduğundan temyiz talebinin reddine dair 06.04.2009 tarih, 2008/26 esas ve 2008/48 sayılı red kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5491 Sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 Sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış ve sanığa ait adli sicil kaydında yer alan kasıtlı suçtan mahkumiyetinin 3167 Sayılı Kanunun 16/1. maddesinde aykırılık suçuna ilişkin olduğu anlaşılmakla; bu hükümlülükle ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın tazminat talebi olmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen kamu görevlisine karşı görevi sebebiyle hakaret suçundan doğan herhangi bir maddi zararının da bulunmadığı da gözetilerek sanık hakkında 5271 Sayılı
CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.