Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/35255 E. 2013/21886 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/35255
KARAR NO : 2013/21886
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

Tebliğname No : 4 – 2009/217880
MAHKEMESİ : Hendek Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/05/2009
NUMARASI : 2009/138 (E) ve 2009/394 (K)
SUÇ : Hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK.nun 125.maddesinde düzenlenen gıyapta hakaret suçunun oluşması için en az üç kişiyle ihtilat edilmesi gerektiği, tanık olarak dinlenen E.Y. ve M. G.’in sanığın katılana hakaret ettiğini belirterek tanık Enver’in koridorda bulunan kişilerin de duymuş olabileceğini diğer tanık Metin’in ise koridorda bulunan kişilerin diğer tarafta oturdukları ve kendi aralarında konuştukları için duymadıklarını beyan etmeleri karşısında; eylem yönünden üç kişi ile ihtilatın gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda tereddüt olduğu anlaşıldığından gıyapta hakaret suçu açısından ihtilat unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK .nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2-Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’ nun 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’ nun 231/6-a maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı yasanın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen hakaret suçundan kaynaklanan maddi zararın bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’ nun 231. maddesinin 6. fıkrasının a ve c bentlerinde gösterilen nesnel (objektif) koşulların gerçekleştiği gözetilerek; sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “Sanığın suç kastının yoğunluğu, eylemin niteliği bir bütün olarak değerlendirildiğinde yörede kamu görevlilerine karşı benzer nitelikli suçların işlenmesindeki sıklık, suçta korunan hukuki yarar, cezadan beklenen yaptırım gücü” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.