YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/38073
KARAR NO : 2013/24888
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
Tebliğname No : 2 – 2010/212660
MAHKEMESİ : Burdur 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/03/2008
NUMARASI : 2007/472 (E) ve 2008/121 (K)
SUÇLAR : Hakaret, yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanık A.. G..’e yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, bu suçun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11–250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, olayda yakınanın bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanık A.. G..’e atılı hakaret ve sanıklara atılı yaralama suçlarından doğan herhangi bir maddi zararın da bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, ” …suç işlendikten sonra katılanın uğradığı zararın tazmin suretiyle tamamen giderilememesi…” biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık A.. G..’e atılı hakaret ve sanıklara atılı yaralama suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Sanık A.. G.. hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uygulanırken hapis cezasının 3 ay 26 gün yerine, 2 ay 26 gün olarak eksik tayini,
4- Sanıkların sadece sarfına neden olduğu yargılama giderlerden sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden tüm yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanık A.. G.. hakkında 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.