Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/4347 E. 2012/48516 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4347
KARAR NO : 2012/48516
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

Tebliğname No : 4 – 2009/62975
MAHKEMESİ : Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/09/2008
NUMARASI : 2008/79 (E) ve 2008/578 (K)
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozmak

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak ;
1-Oluşa, dosya içeriğine, katılan beyanı ve sanık savunmasına göre; sanığın kendisine daha önce cep telefonu numarasını veren katılanı iş bulmak ve maddi yardım temin etmek amacıyla aradığının anlaşılması karşısında , sanığın eyleminde TCK.nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunun manevi unsuru olan “ sırf mağdurunun huzur ve sükununu bozmak maksadıyla yapılması” özel kastının bulunmadığı ve atılı suçu oluşturmayacağı gözetilmeden sanığın yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Sanığın Kartal 3. Sulh Ceza Mahkemesi huzurunda 04.02.2008 günlü oturumda savunması alınırken yargılamanın açıklığı ilkesine uyulmayıp, sorgusundan önce sanığa savunmasını esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadan ve iddianame okunmadan CMK.nun 182/1, 196/2 ,191/3-b. maddelerine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın, 5237 Sayılı TCK.nun 51.maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, suç tarihi itibari ile sabıkasız olduğu anlaşılan sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemeye kanaat gelip gelmediği hususlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın ”duruşmada ve dosya kapsamından yansıyan özellikleri ve kişilik özellikleri gözetilerek ….” şeklindeki yeterli ve yasal olmayan gerekçe ile karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.