Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/11471 E. 2012/44347 K. 30.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11471
KARAR NO : 2012/44347
KARAR TARİHİ : 30.10.2012

Tebliğname No : 6 – 2009/253599
MAHKEMESİ : Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/05/2009
NUMARASI : 2005/200 (E) ve 2009/300 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak
1-5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142.maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1.maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların geceleyin saat 02.30 sıralarında müşteye ait işyerinin penceresini zorlayıp açtıktan sonra içeri girdikleri içerde bulunan çelik kasanın kilidini kırıp içinden 21 adet çek ve bir miktar para çaldıkları, daha sonra sanık H.. T..’ın çeklerden 14 adedini posta yolu mağdura gönderdiği olayda; sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçu yanında mağdurun şikayetçi olmadığı da gözetilerek, aynı Kanunun 116/2-4, 119/1-c.maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturacağı gözetilerek kısmi iade nedeniyle mağdurun 5237 sayılı TCK.nun 168.maddesinin uygulanmasına rıza gösterip göstermeyeceği sorulup, suç tarihi itibariyle işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunun uzlaşma kapsamında olduğu da dikkate alınarak 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılıp, uzlaştırma işleminden sonuç alınması halinde sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozmak suçundan açılan kamu davasının düşürülmesine, uzlaşmadan sonuç alınamaması halinde ise, sanığın eylemlerine uyan 765 Sayılı TCK.nun 493/1, 522(pek fahiş) maddeleriyle 5237 Sayılı TCK.nun 142/1-b, 143, 168 ve 116/2-4, 119/1-c maddeleri uyarınca verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan Kanun belirlenip sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken şikayet unsuru gerçekleşmediğinden işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunun da oluşmayacağının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; Sanık H.. T.. hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması karşısında, infaza yönelik olduğundan kazanılmış hakka konu olmayan 5275 Sayılı Kanunun 108/4.maddesi uyarınca infazdan sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.