Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/11835 E. 2012/48481 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11835
KARAR NO : 2012/48481
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

Tebliğname No : 6 – 2009/263914
MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/04/2009
NUMARASI : 2008/416 (E) ve 2009/413 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın 10.08.2007 tarihli şikayet dilekçesi üzerine aynı gün alınan ifadesinde, daha önce de aynı konuda şikayetçi olduğunu ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ayrıca Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı’na da başvurusu bulunduğunu belirtmesi, dosya içerisinde bulunan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.05.2007 gün, 2007/6516 soruşturma numaralı kararına göre, sanık hakkında aynı iddia nedeniyle daha önce kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ancak kararın tebliği ile itiraz edilip edilmediği hususlarında bir bilgi bulunmadığı, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapıldığı belirtilen başvuru ile ilgili ise herhangi bir araştırmanın yapılmadığının anlaşılması ve 5271 Sayılı CMK’nın 172. maddesinin 2. fıkrasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil ortaya çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacağının öngörülmesi, aynı Kanunun 173. maddesinin 1. fıkrası uyarınca da kovuşturmaya yer olmadığına dair karara bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı Ağır Ceza Mahkemesine en yakın Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edebileceği, aynı maddenin 6. fıkrasında ise, itirazın reddedilmesi halinde; Cumhuriyet Savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan Ağır Ceza Mahkemesinin bu konuda karar vermesine bağlı olduğunun belirtilmesi karşısında; aynı fiil nedeniyle daha önce Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan 2007/6516 numaralı soruşturmaya ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise itiraz edilip edilmediği ve sonucu araştırılarak, tebliğ edilmemiş ise tebliği sağlanarak, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapıldığı iddia edilen başvuru ile ilgili de aynı araştırmalar yapılarak sonucu beklenip, 5271 sayılı CMK’nın 173. maddesinin 6. fıkrasında öngörülen dava açma şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edildikten sonra, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.