Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/11979 E. 2012/47795 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11979
KARAR NO : 2012/47795
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

Tebliğname No : 6 – 2009/299724
MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/04/2009
NUMARASI : 2008/521 (E) ve 2009/427 (K)
SUÇ : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozmak, Mala zarar vermek

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda kurulan hükümde temyiz süresinin hangi tarihte başlayacağının belirtilmediği, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiği ancak temyiz etmediği, daha sonra gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliği üzerine süresinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz süresinin ne zaman başlayacağının belirtilmediğinden sanığın yanıltıldığı gibi Tebligat Kanununun 11.maddesi uyarınca vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğinden temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Hırsızlık suçundan verilen hapis cezasıyla mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53/1.maddesindeki hak yoksunluklarına karar verildiğinden tebliğnamedeki (7) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Hükmün gerekçe kısmında hüküm fıkrası ile çelişki yaratacak biçimde sanığın konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını işlediği anlaşıldığından sanığın beraatine, karar verildiği belirtilerek hükümde karışıklığa sebebiyet verilmesi,
2- Atılı suçun geceleyin işlendiğini gösteren delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 143.maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
3- Mala zarar vermek suçunda hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK.nun 151/1.maddesi yerine, 116/1-4 olarak hatalı gösterilmesi,
4- 05.05.2008 tarihli tutanağa göre, sanık yakalandığında müştekinin evinden çalmış olduğu bir adet play station adlı oyunu sattığı yeri gösterip müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, müştekiden kısmi iade nedeniyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168/4.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ile halen tutuklu olup olmadığının gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi ve bu sürelerin hükmolunan cezadan mahsubuna karar verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 232/2-d ve 5237 sayılı TCK.nun 63.maddelerine aykırı davranılması,
6- Adli emanette kayıtlı hırsızlık suçuna konu eşyalar konusunda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi,
7-08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından hükmolunan cezaların tür ve süresine göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.