YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14958
KARAR NO : 2012/46392
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
Tebliğname No : 6 – 2010/342005
MAHKEMESİ : Altınekin(Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/07/2010
NUMARASI : 2010/11 (E) ve 2010/28 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Aynı yargı çevresindeki cezaevinde başka suçtan tutuklu olan sanık A.. B..’ın duruşmadan bağışık tutulması konusunda bir istemi olmamasına rağmen, cezaevinden getirtilmeden yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 193/1. ve 196/1. maddelerine aykırı davranılması,
2- 5271 sayılı CMK’nın 191/3-b maddesine aykırı olarak sanık M.. A..’a iddianame okunmadan ya da okunmuş ise bu husus tutanağa yazılmadan sorgusunun yapılması,
3- Olay günü sanıkların Altınekin ilçesinde bulunduklarına ve birbirleriyle telefonda bir çok kez görüştüklerine dair belgeler ile sanıklar Hacı, Erdal ve Ramazan’ın suçu birlikte işlediklerine ilişkin anlatımlarını içeren ifade tutanaklarının, sanıklar Mehmet ve Ahmet hakkındaki mahkumiyet hükmünün dayanağını oluşturması nedeniyle, söz konusu belge ve tutanaklar sanıklara okunup diyecekleri sorulmadan mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle sanıklar Mehmet ve Ahmet’in savunma haklarının kısıtlanması,
4- Sanıkların üzerlerine atılı 5237 sayılı TCK’nın 142/2-g maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun oluşabilmesi için eylemin, barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçük baş hayvan hakkında gerçekleştirilmesi gerektiği; konut ve eklentisi niteliğindeki yerlerden gerçekleşen eylemlerin ise aynı yasanın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilerek; koyunların çalındığı yerin katılanın evinin eklentisi olup olmadığı hususu katılandan sorularak gerekirse mahallinde keşif yapılarak duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenip sonucuna göre suçun vasfının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı biçimde 5237 sayılı TCK’nın 142/2-g maddesiyle hüküm kurulması;
5- TCK’nın 54/3. maddesinde “suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebileceğinin” belirtilmesi karşısında, suça konu koyunların ve bunların taşınmasında kullanılan sanık Hacı’ya ait … plaka sayılı aracın değeri bilirkişiye tespit ettirilerek, çalınan koyunların değerinin aracın
değeri ile karşılaştırılması suretiyle, müsadere kararının hakkaniyete aykırı olup olmayacağının denetime olanak sağlayacak biçimde karar yerinde tartışılması gerekirken bu hususta hiçbir araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
6- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde sanıklar A.. B.., E.. K.. ve R.. K.. hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
7- TCK’nın 53. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın; aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. B.. müdafii ile sanıklar Erdal, Ramazan, Mehmet ve Ahmet’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.