Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/14962 E. 2012/18543 K. 11.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14962
KARAR NO : 2012/18543
KARAR TARİHİ : 11.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık,mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 11.07.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Mala zarar verme suçunun konusunu aynı zamanda hırsızlık suçunun konusu olan aracın kendisinin oluşturması durumunda, eylemin aracın mülkiyetine yönelik olması nedeni ile malın çalınması sırasında araca verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği, çünkü sanık hırsızlık suçundan cezalandırılırken suçun konusunu oluşturan aracı (kırılan veya çatlayan cam da dahil olmak üzere) çaldığı için zaten ceza almaktadır.Bu nedenle aracın camının kırılması nedeniyle ayrıca mala zarar vermek suçundan hüküm kurulması halinde; sanık, mala zarar verme suçunun konusunu oluşturan camı (araçla birlikte) hem çaldığı için hemde kırdığı için olmak üzere iki kez cezalandırılmaktadır. Halbuki malın mülkiyetine yönelik hırsızlık eylemi, zaten içerisinde zarar kavramınıda kapsamaktadır. Mağdur yönünden suça konu malın kırılarak çalınması ile kırılmadan çalınması arasında bir fark olmadığı gibi ayrıca korunacak bir hukuki yararda sözkonusu değildir. Bu nedenle sanığın aracı çalmak amacıyla araca zarar vermesi eyleminin ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden yerel mahkemenin yazılı şekilde hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar verme suçundan da mahkumiyet kararı vermesi yanlıştır.
Yukarıdaki görüşümüzün aksini düşünen hukukçulara göre ise; sanığın, suça konu aracı çalmak için aracın camını kırması, kapısını veya kapı kilidini aletle zorlayarak kırıp veya zarar vererek açması biçimindeki eyleminin, malı çalmak için yapılmış olması ve 5237 sayılı TCK.nun 142/4. maddesinde“ (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.6.md) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz” biçimindeki düzenlemeye göre ayrıca mala zarar verme suçunun da oluşturduğu ileri sürülmekte ise de; maddenin düzenleniş biçimi irdelendiğinde yeni bir suç ihtas etmediği açıktır. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayet koşuluna bağlı iki suç yönünden, şikayet koşuluyla ilgili olarak istisnai bir düzenleme yapmıştır. Aslında anılan madde Yasaya konulmadan öncede hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığını ihlâl veya mala zarar verme suçlarının işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlarında oluştuğu, yerel mahkemelerce ve yüksek Yargıtay tarafında kabul edilmiş olup, halen uygulama da bu şekilde devam etmektedir. Örneğin, aracın camı kırılıp içerisinden teyp veya çantanın çalınması, konut veya işyerinin kapı veya kilidi kırılarak içeriden eşyanın çalınması hallerinde, ayrıca mala zarar verme suçunun da oluştuğu tartışmasız kabul edilmektedir.
Ancak tartışma konumuz yukarıda da açıkladığımız gibi bu durumdan farklıdır. Hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması, başka bir ifadeyle sanığın, çalmak istediği veya çalmış olduğu malı, bulunduğu yerden aldığı sırada zarar vermesi halinde ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Örneğin sanığın, kapısı açık aracın kontak kilidini bozarak veya kırarak düzkontak yapıp aracı çalması, aracın teybini yerinden çıkardığı sırada teybin düğmesini veya baş kısmını kırarak teybi çalması veya yakınanın omuzundaki çantanın sapını hissetirmeden keserek çantayı çalması biçimindeki eylemlerinde, ayrıca mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilip verilemeyeceğidir. Bu örneklerde de olduğu gibi hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının konusu aynı şey veya mal olup korunan hukuki yarar tektir. Daha ağır ceza içeren hırsızlık suçundan ceza verilmesiyle yetinilmelidir. Ayrıca hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının birlikte oluştuğunun kabulü halinde TCK.nun 168. maddesinin uygulanması açısında da problem veya çelişki oluşacaktır. Örneğin sanığın, aracın kapısını aletle zorlayıp kapıya zarar vererek açıp aracı çaldığı bir olayda; sanığın, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterip aracı hasarlı olarak yakınana iade edip, aracın kapısına verdiği zararı ise karşılamaması ve yakınanın kısmi iadeyi kabul etmemesi halinde; aracın kapısı da çalınmış olduğundan, ancak hasarlı olarak iade edilmiş olması nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacaktır. Halbuki; ayrıca mala zarar vermek suçunun oluştuğunun kabul edilmesi durumunda, bu zarar nedeniyle sanığa zaten mala zarar vermek suçundan ceza verilmiş olduğundan ayrıca 168. maddenin uygulanmamasıyla ikinci kez cezalandırmış olacaktır. Bu son halde sanığı iki kez cezalandırmamak için sanığın, aracın kapısına zarar vermesi eylemi nedeniyle mala zarar verme suçundan ceza verilmiş olduğundan, burada artık eksik iade değil tam iade olduğu kabul edilerek 168. maddenin uygulanması gerektiğinin düşünülmesi halinde ise, aracın kapısının çalınmamış olduğunu kabul etmek gibi bir çelişki içerisine düşülmüş olacaktır.
Bu nedenlerle sanığın, suça konu aracın kelebek camını kırıp düzkontak yaparak çalması biçimindeki eylemi nedeniyle, hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmesiyle yetinilmesi gerektiğini, ayrıca mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmesinin yanlış olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun, mala zarar verme suçundan kurulmuş olan mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin görüşüne katılmıyoruz.

… …