YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15278
KARAR NO : 2012/16322
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
Tebliğname No : 6 – 2010/203554
MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/07/2004
NUMARASI : 2003/541 (E) ve 2004/801 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.004 tarihli kararının 07.04.2005 tarihinde kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında, Cumhuriyet Savcılığının uyarlama talebi üzerine Mahkemece davanın ele alınıp, duruşma açılmadan evrak üzerinde 21.07.2005 tarihli ek kararla; uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve önceki ilamın aynen infazına karar verildiği, yokluğunda verilen ek kararın 28.12.2005 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanığın 27.12.2005 tarihli dilekçesinin 21.07.2005 tarihli ek karara itiraz niteliğinde kabul edilip İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2006 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, kararın 08.02.2006 tarihinde sanığa tebliğ edildiği anlaşılmakla, itirazı kabil olduğu belirtilerek evrak üzerinde karar verilmesinin temyiz kabiliyetini ortadan kaldırmayacağı ve 21.07.2005 tarihli hükmün temyizi kabil olduğu ve 5271 sayılı CMK’nun 264. maddesi hükmü dikkate alınarak sanığın süresinde verdiği 27.12.2005 tarihli dilekçesi temyiz niteliğinde kabul edilerek ve İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2006 tarih ve 2006/26 sayılı müteferrik kararı kaldırılarak, 21.07.2005 tarihli hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
5252 Sayılı Kanunun 9/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 Sayılı TCK’nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 Sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir. Sanık hakkında lehe olan yasanın saptanabilmesi için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılıp gerekçeleri açıklanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.