YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15297
KARAR NO : 2012/16137
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
Tebliğname No : 6 – 2011/19999
MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/05/1998
NUMARASI : 1996/842 (E) ve 1998/497 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9/1.maddesine göre, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde,duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir. Aynı Kanunun 9/3. maddesine göre de, lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.
Bu düzenlemelerden ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 2005/3-162-173 sayılı kararından anlaşılacağı üzere, kesin yargı haline gelmiş bir hükümde değişiklik yargılaması yapılması, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya her iki yasanın tüm hükümleri birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerektirir. Sonraki yasa suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa veya cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece duruşma açılarak; 5237 sayılı TCY.nın 142.maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 492/1.maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olması nedeniyle kesinleşen hükümde, sanığın katılana ait konuta geceleyin girmek suretiyle işlediği hırsızlık eyleminde şikayetin de mevcut olması karşısında; 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 151/1, 116/1.maddelerine uyan mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının da oluştuğu ve bu suçlar yönünden 5271 sayılı CYY.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi gerekirken, evrak üzerinde yapılan inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 06/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.