YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17727
KARAR NO : 2012/43531
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
Tebliğname No : 2 – 2012/101734
MAHKEMESİ : Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/03/2011
NUMARASI : 2010/397 (E) ve 2011/146 (K)
SUÇ : Adet gereği açıkta bırakılmış eşyadan hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk O.. D.. hakkında Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesince 16/03/2011 tarihinde 5237 syl. TCK 142/1.e, 143, 31/3, 62/1, 51/1-2, 51/3-6-7, 63.md.ce 1 Yıl 2 Ay 13 Gün Hapis cezası tayin edildiği, cezasının müştekinin 250 TL. zararı karşılaması koşuluyla Ertelenmesine dair karar her ne kadar yüze karşı verilmiş ve suça sürüklenen çocuk müdafii kararı temyiz etmemiş ve karar kesinleştirilmişse de, infaz sırasında müştekinin 250 TL. lik zararı ödenmeyince Salihli 1. Asliye ceza mahkemesince 1 Yıl 2 Ay 13 gün hapis cezasının tamamının aynen infazına dair ek kararın verildiği, bu ek karara karşı suça sürüklenen çocuk müdafiinin itiraz etmesi üzerine Salihli Ağır Ceza mahkemesince 05/12/2011 tarihli 2011/1116 değişik iş sayılı kararıyla 16/03/2011 tarihli kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin maddenin tartışılmadığı, 16/03/2011 tarihli kesinleşen hükme karşı kanun yararına bozma yoluna gidilebiliceği belirtilerek Salihli 1. Asliye ceza mahkemesinin 20/10/2011 tarihli ek kararının kaldırılmasına kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için dosyanın Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesine iadesine karar verildiği, Kanun yararına bozma talebiyle dosya Adalet Bakanlığı Genel Müdürlüğüne gönderilmiş, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20/02/2012 tarihli yazıları gereğince 16/03/2011 tarihli kararda başvuru süresinin gösterilmediği ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususu açıkça gösterilmediği ve meşruhatlı davetiye de gönderilmediğinden kesinleşmeyen hüküm yönünden Kanun yararına bozma incelemesine konu edilmeyerek dosyanın mahalline gönderilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmekle, hükümde, sanığın yokluğunda verilen karara karşı kanun yolu başvuru süresinin, hangi andan itibaren başlayacağının belirtilmemesi suretiyle yanıltmaya neden olunması karşısında, sanığın 06.03.2012 tarihli temyiz isteminin, öğrenme tarihi itibariyle süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Dosyada mevcut 26.10.2012 tarihli Olay Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağında, “İlçe Emniyet Müdürlüğünce” alınan duyum üzerine yapılan araştırmada tanık B.. B..’ un sanıktan 350 Lira karşılığında kırmızı renkli elektrikli bisiklet aldığı bilgisine ulaşılması karşısında adı geçen tanığın beyanına başvurularak çalıntı olabileceği kuşkusu üzerine teslim ve muhafaza altına alınan suça konu motorsikletin yakınanın bir başvurusu yokken kolluk tarafından telefonla aranarak İlçe Emniyet müdürlüğüne davet edilip suça konu motorsikletin kendisine teslim edildiğinin anlaşılması karşısında, başvurusu olmayan yakınana ait motorsikletin iadesinin sağlanmasında sanığın katkısı bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nin 168. maddesinin yasal koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Sanığın eylemi sonucu yakınana ait motorsiklette meydana gelen zararın tazmin edilip edilmediği yakınandan sorularak ödendiğinin saptanması halinde, hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ unun 143. Maddesinin uygulanması sırasında 1/12 oranında artırım yapıldığı halde, hükmün esasını oluşturan kısa kararda ½ oranında artırım yapıldığının belirtilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.