YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17797
KARAR NO : 2012/43712
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
Tebliğname No : 6 – 2010/9400
MAHKEMESİ : Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2009
NUMARASI : 2008/665 (E) ve 2009/11 (K)
SUÇ : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Konut dokunulmazlığını bozma suçu 5271 sayılı CYY’nın 253-254. maddeleri uyarınca uzlaşmaya tabi olduğu halde uzlaşma işlemleri yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Soruşturma aşamasında dinlenen katılanın kızı Zehra’nın saat 04.00′ te evde ses duyduğunu beyan etmesine karşın suça sürüklenen çocuğun eve saat 05.00 sıralarında girdiğini savunması karşısında Zehra tanık olarak dinlenmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun eve hangi saatte girdiği ve eylemin gece sayılan saatte işlenip işlenmediği kesin olarak belirlenip suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden TCK’nın 116/4. ve hırsızlık suçu yönünden 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- TCK’nın 62. maddesi ile indirim yapılırken 3 ay 10 gün yerine 3 ay 20 gün hapis cezası olarak ve sonuç cezanında 2.000 TL yerine 2.200 TL Adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
4- Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesi uyarınca ödenmeyen Adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5- Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
6- Dosya kapsamına göre katılanın konut dokunulmazlığı suçundan dolayı maddi zararının bulunduğuna dair delil elde edilemediğinden daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğun kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları nazara alınarak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat değerlendirilmek suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına karar verilmesi gerekirken “CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasındaki koşulların oluşmadığından” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığının açıklanması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 15/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.