YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22339
KARAR NO : 2012/42775
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
Tebliğname No : 6 – 2010/127532
MAHKEMESİ : Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/12/2009
NUMARASI : 2009/826 (E) ve 2009/1457 (K)
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 Sayılı CMK’nin 34/2’nci maddesinde; “Kararda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir”, 232/6’ncı maddesinde ise; “Hüküm fıkrasında 223’üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” şeklinde emredici düzenleme yapılmış, Aynı yasanın 40’ncı maddesinin 1’inci fıkrasında kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği, 2’nci fıkrasında ise yasa yoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde kişinin kusursuz sayılacağı belirtilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemeler karşısında;
Hak sahibi olanlar bakımından gerek yüze karşı gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda yasa yolu bildiriminin; başvurulacak yasa yolu, başvuru yapılacak mercii, başvurunun şekli, süresi ve bu sürenin ne şekilde başlayacağını kapsayacak ve hiçbir duraksamaya, yanıltıcı ifadeye yer vermeyecek biçimde yapılması zorunludur.
Sanığın yüzüne karşı verilen hükümde başvuru süresinin ne şekilde başlayacağı belirtilmeyerek sanığın yanıltıldığı, dolayısıyla yasa yolu bildiriminin yöntemince yapılmadığı, gerekçeli kararın 30.12.2009 tarihinde kendisine tebliğ edilmesi üzerine 31.12.2009 tarihinde hükmü temyiz eden sanığın temyiz isteminin yasal süresinde olduğu kabul edilerek sanığın eski hale getirme isteminin kabulüne ve temyiz isteminin reddine ilişkin 06.01.2010 tarihli kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Atılı suç nedeniyle hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK.nın 52/2.maddesi uyarınca 5 gün olduğu gözetilmeden, hapis cezası alt sınırdan belirlendiği halde, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak 180 gün olarak tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.