YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23073
KARAR NO : 2012/44121
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK’nın 138, 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 149, 150. maddeleri uyarınca, şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her evresinde müdafi talep edebileceği gibi şüpheli veya sanık on sekiz yaşını doldurmamış ya da sağır, dilsiz veya kendini savunamayacak durumda malul olursa istemi aranmaksızın müdafii atanacağı, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafie yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafi sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 09.11.2005 tarihli bozma ilamından sonra yapılan yargılamada sanığa 5271 sayılı CMK’nın 150/3.maddesi gereği zorunlu müdafi atandığı, ancak sanığın kendisine müdafi atandığından haberinin olmadığı, sanığın 28.11.2010 tarihli ifadesinde de “müdafi talep etmediğini savunmasını kendisinin yapacağını” belirttiği, sanığın yokluğunda verilen 26.01.2011 tarihli kararın sanığa ve zorunlu müdafiine tebliğ edilmesi üzerine hükmün müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; 26.01.2011 tarihli mahkumiyet kararının mahkemeye bildirdiği en son adresinde usulüne uygun bir şekilde sanığa tebliği ile müdafiinin temyizine onayı olup olmadığını bildirmesi, bu konuda beyanda bulunmadığı takdirde temyizi reddetmiş sayılacağı hususunun tebligat belgesinde açıklanması, temyize onay vermesi veya temyiz dilekçesi sunması halinde dosyasına eklendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.