Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/24760 E. 2013/785 K. 23.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24760
KARAR NO : 2013/785
KARAR TARİHİ : 23.01.2013

Maden çıkarma hakkı olmadığı hâlde maden çıkararak devlet malına karsı hırsızlık suçundan sanık …’un, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12/5. maddesi yollamasıyla, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491, 65, 62, 59/2. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası İle cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5-6, maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair, (ULAŞ) Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2009 tarihli ve 2005/101 esas, 2009/14 sayılı kararına yapılan itirazın reddine İlişkin, Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/05/2009 tarihli ve 2009/211 değişik iş sayılı kararını müteakip, adı geçen sanığın denetim süresinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetine karar verilmiş olduğundan bahisle, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Ulaş Asliye Ceza Mahkemesinin 12/08/2011 tarihli ve 2005/101 esas, 2009/14 sayılı karar aleyhine … Bakanlığınca verilen 05.03.2012 gün ve 2012/3609/13827 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2012 gün ve 2012/71683 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1)Sanığın üzerine atılı suçun kanunda Öngörülen cezasının nev’i ve süresine göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca 7,5 yıllık dava zamanaşımı süresine tâbi bulunduğu, suçun işlendiği 30/09/2001 tarihi ile ilk kararın verildiği 05/03/2009 tarihinde bu sürenin henüz dolmamış olduğu, ancak 7,5 yıllık dava zamanaşımı süresinin ilk karara yapılan itirazın reddine ilişkin Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/05/2009 tarihi itibarıyla dolmuş olduğu nazara alındığında, sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi yönünde karar verilmesi yerine yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesinde,
2)3213 sayılı Maden Kanunu’nun, bu kanun hükümlerine aykırı olarak maden çıkarılması ya da sevk edilmesinin devlet malına karsı islenmiş fiil sayılacağına ilişkin 12. maddesindeki düzenlemenin 10/06/2010 tarihli ve 5995 sayılı Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 6. maddesi ile madde metninden çıkarılmış olduğu ve bu haliyle sanığın üzerine atılı eylemin karar tarihi itibariyle suç teşkil etmediği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Maden çıkarma hakkı olmadığı hâlde maden çıkarıp sevketmek suretiyle devlet malına karşı hırsızlık suçundan, (ULAŞ) Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2009 gün ve 2005/101, 2009/14 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, itarazın reddine karar verilen 14.05.2009 tarihinde kesinleşmesinden önce atılı suç için 765 sayılı Yasada öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının gerçekleştiği gözetilmeden, deneme süresi içerisinde işlediği suçtan dolayı mahkumiyetine karar verilen sanık hakkındaki hükmün açıklanması nedeniyle 1 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle birlikte, 3213 sayılı Maden Kanununda 10.06.2010 gün ve 5995 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, eylemin suç kapsamından çıkarılması ve sırf idari para cezasını gerektirmesi karşısında, 5326 sayılı Kabahatler Yasasının 24.maddesi uyarınca idari yaptırım kararı vermeye yetkisi bulunan mahkemece, nispi idari para cezasını gerektiren eylemden dolayı aynı yasanın 20. maddesinin 3.fıkrasında öngörülen 8 yıllık soruşturma zamanaşısının gerçekleşmesi nedeniyle idari para cezası uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün açıklandığı belirlenmekle, kanun yararına bozma istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden (ULAŞ) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 12.08.2011 gün ve 2005/101 esas, 2009/14 sayılı kararın 5217 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, soruşturma zamanaşımı gerçekleşen eylem nedeniyle İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.