YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24890
KARAR NO : 2012/45957
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
Tebliğname No : 6 – 2011/90641
MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/03/2007
NUMARASI : 2004/1086 (E) ve 2007/123 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kurulan hükümde temyizin süre ve şekli usulüne uygun şekilde belirtilmediğinden, sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenmekle, mahkemenin 22.11.2010 tarihli temyiz talebinin süresinde olmadığından bahisle reddi kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı TCK.nun 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen 765 sayılı TCK’nun 493/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 116/1 maddelerine uyan suçları oluşturduğu ve konut dokunulmazlığını bozma suçunun uzlaşmaya tabi olduğu gözetilerek her iki Kanunun tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçların belirlenmesi, bu şekilde belirlenen sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, denetime olanak verecek biçimde cezalar hesaplanıp sonuçlar belirlenmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK gereğince yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Olayın oluş şekli göz önüne alınarak temel ceza tayin edilirken hak ve nesafete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, takdirde hataya düşülerek hırsızlık suçunun cezasının en üst sınırdan tayin edilmesi,
3- İddianamede sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 492/1. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, ek savunma hakkı verilmeden 765 sayılı TCK.nun 493/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddeleri karşılaştırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 226. maddesine aykırı davranılması,
4- 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın, kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması ve uygulanmamasının kazanılmış hak teşkil etmeyecek olması, hakimin taktir hakkının da bulunmaması karşısında, şartlar oluştuğu halde bu maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.