YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24917
KARAR NO : 2012/46836
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
Tebliğname No : 6 – 2010/118322
MAHKEMESİ : Babaeski Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/01/2010
NUMARASI : 2009/316 (E) ve 2010/8 (K)
SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme, Konut dokunulmazlığını ihlal
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından tayin edilen cezalar, önceki hükümde ertelendiği, ancak bozmadan sonra bu suçlardan dolayı seçenek tedbire hükmedilmesi nedeniyle tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Duruşmada Cumhuriyet Savcısının hazır bulundurulmasıyla, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 25/1. maddesinin “.. Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet Savcısı bulunmaz..” hükmüne muhalefet edilmesi,
2- Sanığa yüklenen konut dokunulmazlığını ihlal suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olduğu halde, 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca yasaya uygun uzlaştırma işlemleri yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Konut dokunulmazlığını ihlal suçu için 5237 sayılı TCK’nun 116/4. maddesine göre doğrudan ceza tayini yerine, 116/1 ve 116/4. maddelere göre ayrı ayrı ceza tayini ile hükümde karışıklığa neden olunması,
4- 5237 sayılı TCK’nun 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Caza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesinde ” Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır. ” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nun 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK’nun 50/6. maddesininçocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
5- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve konut dokunulmazlığını ihlal suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden ” Müştekinin dosya kapsamında ki beyanında; Olay nedeni ile zararının olduğunun, zararının karşılanmadığını, beyan ettiği, müştekinin zararının karşılandığına dair dosyaya yansıyan bilgi ya da belgenin mevcut olmadığı… ” şeklindeki gerekçe ile konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle istem gibi BOZULMASINA, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.