Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/24939 E. 2012/45784 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24939
KARAR NO : 2012/45784
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

Tebliğname No : 6 – 2011/65856
MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/06/2010
NUMARASI : 2009/1177 (E) ve 2010/358 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozma üzerine yapılan duruşmaya ve dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün yakınanlara ait işyerlerinin muhkem olduğu belirlenen kapı kilitlerini kırarak hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı yasanın 116/2-4. maddesine uyan geceleyin birden fazla kişi ile iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve şikayetin mevcut olması karşısında aynı Yasanın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b. Maddesine uyan hırsızlık, 116/2-4. maddesine uyan iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesine uyan mala zarar vermek suçlarının müeyyidelerinin alt sınırlarının 2 yılı aşmadığının anlaşılması karşısında, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan sanık hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerini değiştiren 5560 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden önce kasten işlenen ve alt sınırı iki yılı aşmayan hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar yönünden suça sürüklenen çocuklarla ilgili uzlaşma mümkün bulunduğu halde, uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24. maddesine göre ve 5560 sayılı Yasanın 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Yasanın 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Uzlaşma sağlanamadığı takdirde 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre hükümlünün 03.08.1994 günlü eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun sırasıyla 493/1, 522 (pek fahiş), 62, 55/3. ve 5237 sayılı TCK.nun sırasıyla 142/1-b,143/1, 35/2, 31/3, 116/2-4, 119/1-c, 31/3, 151/1, 31/3. maddeleri uyarınca, 08.02.1995 günlü eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun sırasıyla 493/1, 522 (pek fahiş), 55/3, 59. ve 5237 sayılı TCK.nun sırasıyla 142/1-b, 143/1, 31/3, 62, 116/2-4, 119/1-c, 31/3, 62, 151/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, lehe yasanın belirlenmesi aşamasında yapılan karşılaştırma sırasında 5237 sayılı TCK.na göre sanık hakkında hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulduğu halde, suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca cezadan artırım yapılırken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden üst sınırından artırım yapılması ve suç tarihlerinde 15 yaşını bitirip 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan hükümlü hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı TCK.nun 08.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Yasa ile değişik 31/3.maddesindeki indirim oranının 1/2 olduğu ve hükümlü lehine sonuç doğurduğu, 5377 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince suç tarihi itibarıyla 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, cezada 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle eksik, hatalı ve denetime olanak vermeyecek biçimde 765 sayılı TCK. hükümlerinin lehe olduğuna karar verilmek suretiyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.