YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24949
KARAR NO : 2012/47902
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
Tebliğname No : 6 – 2011/102029
MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/09/2010
NUMARASI : 2009/490 (E) ve 2010/942 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık A.. D.. hakkında verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık A.. D.. hakkında 28.09.2010 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yapılan itirazın Konya 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12.01.2011 tarih,2011/121 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verilerek kesinleştiği halde dosyanın sanık A.. D.. yönünden de temyiz incelemesi yapılması amacıyla Yargıtay’a gönderildiği anlaşılmakta ise de;5271 sayılı CYY’nın 231.maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı ancak itiraz yasa yoluna başvurulabileceği ve sanık müdafiinin itirazı üzerine Konya 3.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından itirazın reddine ilişkin karar verilmek suretiyle hükmün kesinleştiği anlaşldığından dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
II-Sanık H.. Ö.. hakkında verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre sanığın temyiz dışı sanık A.. D.. ile birlikte şikayetçinin işyerinin sağlam ve dayanıklı olan korkuluk demirlerinden bir tanesini alet yardımıyla kırdıktan sonra camekan camını da kırıp buradan içeriye girerek gerçekleştirdikleri eylemlerinin 765 sayılı TCY’nın 493/1.maddesi kapsamında bulunduğu ve anılan Yasanın 103/2 ve 104/2.maddeleri uyarınca suç için öngörülen 10 yıllık asli ve 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmedeği anlaşıldığından tebliğnamadeki davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine yönelik düşünceye katılınmamış,diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-5237 sayılı TCY’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması sonucu bulunacağı,yakınanın şikayetinden vazgeçtiğini, uzlaşmak istediğini bildirdiğinin anlaşılması karşısında,suça konu olan eşyaların suç tarihi itibariyle değerleri kesin olarak belirlenmek suretiyle sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1,522,(koşulları varsa 523,81.)maddeleri ile 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b,143,(koşulları varsa 168)116/2-4,119/1-c ve 151/1.(koşulları varsa 168.)maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp,cezalar belirlenip,sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın buna göre belirlenmesi gerekirken eksik ve denetime olanak vermeyecek değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Temyiz dışı sanık A.. D..’nun soruşturma evresinde suça konu eşyaları sakladıkları yeri söylemek suretiyle yakınana iadeyi sağladığı gerekçesiyle cezasından 5237 sayılı TCY’nın 168/2.maddesi uyarınca indirim yapıldığı halde suçu birlikte işleyen sanık Hüseyin Dayıoğlu’na verilen cezadan da iade nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların aynı Avukatla temsil edilmeleri suretiyle CYY’nın 152.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş,sanık H.. Ö.. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA,10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.