YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/27429
KARAR NO : 2012/48638
KARAR TARİHİ : 19.12.2012
Tebliğname No : 6 – 2011/56483
MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/07/2002
NUMARASI : 2002/141 (E) ve 2002/210 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümlüler Ü.. Ş.. ve Ş.. G..’ın yakınanlara karşı işledikleri hırsızlık suçlarından yargılanmaları sonucunda mahkumiyetlerine dair Düzce 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2002/141 esas, 2002/210 karar sayılı ve 31.07.2002 tarihli kararının Yargıtay 6.Ceza Dairesi’nin 2002/20635 E., 2003/3119 K. Sayılı ve 13.05.2003 tarihli ilamı ile onandığı ve mahkumiyet hükmünün kesinleştiği, 01.06.2005 tarihinde 5237 Sayılı TCK’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte infaz işlemlerini yapan Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2005 ve 24.06.2005 tarihli yazıları ile hükümlüler hakkında yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemeler gözetilerek yeniden bir hüküm kurulması (uyarlama) talebinde bulunulduğu, Düzce 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2005 tarihli ek kararı ile “sanıklar Ş.. G.. ve Ü.. Ş.. lehine uygulanacak yasal bir düzenleme olmadığından talebin reddine, eski hükmün aynen uygulanmasına” karar verildiği anlaşılmakla;
Mahkemenin 11.07.2005 tarihli ek kararının uyarlama hükmü niteliğinde olduğu kabul edilerek ve tebliğnamadeki dosyanın incelenmeden mahalline iade edilmesine ilişkin düşünceye katılınmayarak yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla verilen uyarlama kararlarının duruşma açılarak verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde dosya üzerinden ek karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de, 5237 Sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 Sayılı Kanunun 9/3.maddesi uyarınca hükümlüler yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 Sayılı TCK’nın 141 ve 142.maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı TCK’nın 493.maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; Hükümlülerin, yakınanlar D. C. ile H. İ.’ye ait park halindeki kilitli araçların kapılarını gece vakti spatula ile açıp içindeki oto teyplerini çalmaları şeklindeki eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 493/2. (hükümlü Şeref hakkında 522/1.madde- pek hafif, hükümlü Ümit hakkında 81.madde) maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu, hükümlülerin aynı eylemlerinin 5237 Sayılı TCK’nın 142/2-d, 143.maddelerindeki hırsızlık suçunu oluşturacağı, Hükümlülerin, yakınan A. A.’a ait işyerinin pencere camını tornavida ile zorlayıp açarak içeri girmeleri, demir parmaklıklı dolabın kilidini kırıp içeriden televizyon ve diğer eşyaları alıp götürmeleri şeklindeki eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 493/1.(hükümlü Ş. hakkında 522/1- pek hafif, hükümlü Ü. hakkında 81.madde) maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu, hükümlülerin belirtilen şekildeki eylemlerinin 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b, 143.maddelerindeki hırsızlık suçunun yanında aynı Kanun’un 116/2-4 maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığının ihlâli ve 151.maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını oluşturacağı,
Hükümlülerin, yakınan İ. G.’e ait işyerinin penceresinin önündeki demir korkuluklarını, demir kesme makası ile keserek içeri girmeleri, sigara paketlerini çuvallara doldurup dışarı çıkmaları, etraftaki insanlar tarafından fark edildiklerini anlamaları üzerine de çaldıkları eşyaları işyerinin önüne bırakıp kaçmaları şeklindeki eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522/1 (pek fahiş), 62 (hükümlü Ümit hakkında 81.madde). maddelerindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu, hükümlülerin belirtilen şekildeki eylemlerinin 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b, 35, 143.maddelerindeki hırsızlık suçunun yanında aynı Kanun’un 116/2-4 maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığının ihlâli ve 151.maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını oluşturacağı,
06.12.2006 tarihinde 5560 Sayılı Kanun ile 5237 Sayılı TCK’nın 73.maddesinde değişiklik yapılmadan önce (hırsızlıkla birlikte işlense bile) mala zarar verme suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı
olduğu, şikayetin devam etmesi halinde ise uzlaşma hükümlerinin uygulanabileceği, 06.12.2006 tarihinde 5560 Sayılı Kanun’un 24.maddesi ile 5271 Sayılı CMK’nın 253.maddesinde yapılan değişiklikle işyeri (konut) dokunulmazlığının ihlâli suçunun uzlaşma hükümleri kapsamında kaldığı gözetilerek, şikayete ve uzlaşmaya ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı değerlendirilip, her iki Kanuna göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan kanun maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilerek ve sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan Kanunun belirlenmesinden sonra uygulama yapılması gerekirken,“sanıklar Ş.. G.. ve Ü.. Ş.. lehine uygulanacak yasal bir düzenleme olmadığından talebin reddine, eski hükmün aynen uygulanmasına” biçiminde herhangi bir gerekçeye dayanılmadan ve denetime olanak verecek şekilde değerlendirmeler yapılmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Ü.. Ş.. ve hükümlü Ş.. G..’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.