YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9502
KARAR NO : 2012/42637
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
Tebliğname No : 6 – 2009/290906
MAHKEMESİ : Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2009
NUMARASI : 2008/261 (E) ve 2009/155 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın elindeki parayı çekip alarak kaçan sanığın kovalamaca sonunda yakalandığı, ancak suç arkadaşının yakalanamadığı ve sanığın üzerinde yapılan aramada da katılandan aldığı paraların bulunmadığının anlaşılması karşısında, suçun tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile eksik ceza verilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Katılanın zararının giderilmediği şeklindeki gerekçeyle birlikte sanığın eylem nedeniyle pişmanlık göstermediğinin, yargılama sürecinde gözlenen kişilik özellikleri dikkate alınarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğinin ve 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b.maddesine göre mahkemece değerlendirme yapılmış olduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki (3) nolu bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-18.03.2009 tarihli oturumda sanık müdafiinin, katılanın zararını karşılamayı teklif ettiği ancak katılanın kabul etmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın yasal bir indirim nedeninden yararlanabilmesinin katılanın kabulüne bağlı tutulamayacağı, bu durumda Mahkemece, katılana zararının miktarı açıklattırılarak, sanığa gerekirse tevdi mahalli gösterilip, zararı giderme olanağı sağlandıktan sonra sonucuna göre, 5237 sayılı TCK’nın 168.maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen hakları kişi kendi alt soyu üzerinde kullanabileceği gibi alt soyu dışında kalan kişiler üzerinde de kullanmasının olanaklı olduğu; bu nedenle Yasa Koyucu tarafından ikili bir ayrıma gidilerek anılan bentteki haklardan yoksunluk süresinin; sanığın bu hakları kendi alt soyu üzerinde ya da alt soyu dışındaki kişiler üzerinde kullanması durumuna göre farklı belirlendiği, dolayısıyla sanığın söz konusu hakları kendi alt soyu üzerinde kullanması durumunda koşullu salıverilmeye kadar, kendi alt soyu dışındaki kişiler üzerinde kullanması durumunda ise hak ederek tahliye tarihine kadar yoksun kılınması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.