YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10313
KARAR NO : 2014/6253
KARAR TARİHİ : 10.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz talebinin reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’un, yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığın sorgusunda belirttiği bilinen son adresi olan adresine tebliğe çıkartıldığı, ancak muhatabın gösterilen adresten ayrıldığına dair şerh verilerek iade edilmesi üzerine, sanığın adres kayıt sistemindeki adresi tespit edilerek, Tebligat Kanunu’nun 23/8. maddesi uyarınca buna ilişkin kaydın tebligat evrakı üzerine yazılmasından sonra, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Tebliğ İmkânsızlığı ve Tebellüğden İmtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında belirtildiği şekilde; “tebliğ memurunca tebliğ olunacak evrakın, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edilerek ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmak suretiyle tebliği gerekirken, Tebligat Kanunun 35. maddesine göre kapıya yapıştırılmak suretiyle yapılan gerekçeli karar tebliği geçersiz olduğundan, sanığın öğrenme üzerine verdiği 01/10/2012 tarihli dilekçesinin süresinde verilen geçerli bir temyiz dilekçesi olduğu kabul edilerek, temyiz talebinin reddine dair 04/10/2012 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
I-Sanık … ve Ufuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’ a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanıkların temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanık … ve Ufuk hakkında hırsızlık, sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Yalova ili için olay tarihinde güneşin 06:25′ te doğduğu, katılanın 31/08/2009 tarihli beyanında “Bahse konu aracı 31/08/2009 günü saat 00:15 sıralarında ikametimin önüne park ederek istirahate ayrıldım, sabah saat 09:00 sıralarında işe gitmek için aracımın yanına geldiğim esnada sol ön kapının açık olduğunu gördüm” demesi karşısında, suçun işlendiği zaman diliminin kesin olarak bilinmemesi nedeniyle “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca gündüzleyin işlendiğinin kabulü gerekirken, hırsızlık suçundan suçun gece vakti işlendiği kabul edilerek 5237 sayılı TCY.nın 143. maddesi uygulanarak hüküm kurulması,
2-Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 Sayılı TCK’nın 50/1-f maddesinde, gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine rağmen, sanık …’ nin gönüllü olup olmadığı sorulmadan ve infazda tereddüt oluşturabilecek şekilde, kesin olarak ne kadar süre ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verildiği açık bir şekilde belirtilmeden “Ceza miktarının yarısı kadar ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek yaptırımına çevrilmesine” şeklinde karar verilmesi,
3-Hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sanık … hakkındaki ilamın kesinleşmediğinin anlaşılması nedeniyle, infaza başlanılmış ise infazın durdurulmasına, sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde salıverilmesi için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına bilgi edinilmesi amacıyla tahliye kararının bir örneğinin de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 10/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.