Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/10832 E. 2014/2107 K. 29.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10832
KARAR NO : 2014/2107
KARAR TARİHİ : 29.01.2014

Tebliğname No : 6 – 2011/220359
MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/02/2011
NUMARASI : 2009/31 (E) ve 2011/31 (K)
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, Mala zarara verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-) Akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında 5237 sayılı TCK.nun 32/2 maddesindeki “ceza altıda birden fazla olmamak üzere indirilebileceği gibi mahkum olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabileceği”, aynı kanunun 57/6 maddesindeki “işlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkum olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde hafif derecede zeka geriliği saptanan ve bu akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından verilecek cezadan 5237 sayılı TCK.nun 32/2 maddesinde gösterildiği biçimde indirim yapılması ya da sanığa verilecek hapis cezası süresinin tamamı veya bir kısmı için yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2-) Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK nun 31/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1-) 5237 sayılı TCY.nın 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından tayin edilen hapis cezalarının aynı Yasanın 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2-)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11–250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu
kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde suça sürüklenen çocuğa atılı konut dokunulmazlığını bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararın da bulunmadığı, kaldı ki konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar oluşumuna elverişli bulunmadığı, hırsızlık suçu yönünden ise katılanın zararının giderildiği de gözetilerek, adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 Sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin karard