YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11123
KARAR NO : 2014/5887
KARAR TARİHİ : 05.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü :
I-Katılan …’na karşı işlenen hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, katılana ait inşaatta döşenmiş halde bulunan kabloları yerinden sökerek çalmaktan ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-e maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 141/1. maddesiyle uygulama yapılarak eksik cezaya hükmolunması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkunda mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan,
1- Hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla hükümlülüğün yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesine;
2- Hüküm fıkrasından “Cezanın infazından sonra sanık hakkında 1 YIL SÜRE İLE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA” biçimindeki bölümün çıkartılarak yerine “Cezanın infazından sonra sanık hakkında DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Katılan …’a karşı işlenen hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, katılana ait inşaatta döşenmiş halde bulunan kabloları yerinden sökerek çalmaktan ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-e maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 141/1. maddesiyle uygulama yapılarak eksik cezaya hükmolunması,
2- Sanığın yakalandığında suçunu ikrar ettiği, üst aramasında çıkan 1530 TL para içinde, katılan …’ın inşaatından çalıp sattığı kabloların ücreti olan 465 TL paranın da bulunduğunu söylediği ve bu paranın kendisinden alınarak katılana iade edilmesini istediği, bu kapsamda 465 TL.nin kolluk görevlilerince muhafaza altına alınarak Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edildiği, mahkeme tarafından gerekçeli kararda bu paranın katılan …’a iadesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, zararı kısmen tazmin edilen katılan …’a sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediğinin sorulması, rıza göstermesi halinde sanığa verilecek cezada aynı Kanunun 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkunda mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 05/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.