Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/15630 E. 2014/5932 K. 05.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15630
KARAR NO : 2014/5932
KARAR TARİHİ : 05.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığının ihlali, 6136 Sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 Sayılı TCK’nın 58/3.maddesi uyarınca tekerrür hâlinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
Aynı Kanun’un 50/2.maddesi gereğince suç için, yasada kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza ( hapis cezası ) ve para cezası seçenekli olarak öngörülmüş olup da, mahkemece özgürlüğü bağlayıcı cezaya (hapis cezasına) hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez.
Somut olayda sanığa yüklenen mala zarar verme suçunu düzenleyen TCK’nın 151/1. maddesindeki suç tanımında hapis cezası ile adli para cezası seçenekli olarak öngörülmüştür. Mükerrir olan sanık hakkında mahkemece hapis cezasına hükmedilmesine karşın, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
İşyeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediği kabul edilen sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 119/1-c. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 Sayılı TCK’nın 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı, öngörülmektedir. Aynı yasanın 7.fıkrası uyarınca da hükümlük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 Sayılı Kanunun 108.maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan “adli para cezasının” infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda, 5237 sayılı TCK’nın 58, 5275 Sayılı Kanunun 106. ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesi karşısında; mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği, sonucu ortaya çıkmaktadır.
Öte yandan kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına hükmolunmuşsa, mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53.maddesinde yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi, para cezasına mahkumiyet halinde ise kişinin anılan maddede yazılı haklardan yoksun bırakılmaması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında üzerine atılı suçlar kapsamında hükmolunan adli para cezalarının niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği, hırsızlık suçu kapsamında adli para cezasına hükmolunduğuna göre TCK’nın 53.maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan , hırsızlık suçu ile ilgili hüküm fıkrasından TCK’nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılmasına, ayrıca hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçları ile ilgili hüküm fıkralarında yer alan TCK’nın 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.