Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/17893 E. 2014/14817 K. 27.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17893
KARAR NO : 2014/14817
KARAR TARİHİ : 27.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozma, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık … hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık ve diğer sanığın kamu kurumu olan belediye binasına hırsızlık amacıyla girebilmek için binanın camını kırarak ve kapılarını zorlayıp esneterek zarar vermeleri şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesine uyduğu gözetilmeden, eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 151/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanık, çaldıkları bilgisayar ve monitörleri sattıkları ve televizyonu hediye olarak verdiği yeri göstererek bir kısım eşyaların katılana iadesini sağlamışsa da Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 esas -2013/106 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 763.maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi sonucu eşyanın satın alan kişiden alınarak mağdura iadesinin 168.madde anlamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmadığı gibi katılanın, 14.12.2009 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan keşif sırasında alınan ifadesinde; “Tam ve eksiksiz iade yapılmadığı için şüphelilerin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmalarına muvafakat etmediğini…” bildirmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulama şartları oluşmadığından tebliğnamedeki bir nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır. Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın adli cicil kaydında yer alan …Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.07.2009 tarih, 19-230 sayılı ilamında da TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olmasıı nedeniyle ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında …Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2009 tarih ve 19-230 sayılı ilamı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın diğer sanıkla birlikte kamu kurumu olan belediye binasına hırsızlık amacıyla girebilmek için binanın camını kırarak ve kapılarını zorlayıp esneterek zarar vermeleri şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesine uyduğu gözetilmeden eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 151/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Sanığın adli sicil kaydında yer alan … Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2009 tarih ve 19-230 sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu ve bu ilamda da 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 27/05/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(KISMEN KARŞI OY)

KARŞI OY:
1412 sayılı CYUY’nun 322. maddesine göre;
Hükme esas olarak tespit edilen vakıalara uygulanmasında kanuna muhalefet edilmesinden dolayı o hüküm bozulmuş ise Yargıtay aşağıda yazılı olan hallerde kendisi davanın esasına hükmeder.
1- Vakıanın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine yahut aşağı yukarı haddi olmayan sabit bir cezaya hükmolunması icabederse,
2- Yargıtay Başsavcılığının iddiasına uygun olarak suçluya kanunda yazılı cezanın en aşağı derecesini uygulamayı uygun görürse,
3- Mahkemece sabit görülen suçun unsurları, vasfı ve cezası hükümde doğru gösterilmiş olduğu halde sadece kanunun madde numarası yanlış yazılmış ise,
4- Hükümden sonra yürürlüğe giren kanun suçun cezasını azaltmış ve mahkemece suçluya ceza tayininde artırma sebebi kabul edilmemiş veya yeni bir kanun ile fiilin suç sayılmamış olmasından dolayı birinci halde daha az bir cezanın hükmü ve ikinci halde hiç ceza hükmolunmaması gerekirse,
5- Açıkça tespit edilmiş olan suçlunun doğru ve suç tarihlerine göre ceza tayininde gerekli indirim yapılmamış veya yazılış olarak indirme yapılmış ise,
6- Artırma ve indirme sonucu ceza müddeti veya miktarını tayinde maddi hata yapılmış ise,
7- Hükmedilmiş olan ceza yerine ceza Kanununun 29. maddesince adli tevbih kararı verilmesi icabederse,
8- Ceza Kanununun 29. maddesindeki tertibin gözetilmemesi yüzünden eksik veya fazla ceza verilmiş ise,
9- Harçlar Kanunu ile yargılama giderlerine ilişkin hükümlere ve Avukatlık Kanununa göre düzenlenen ücret tarifesine aykırılık yapılmışsa,
Sair hallerde Yargıtay işi yeniden tetkik ve hüküm olunmak üzere hükmü bozulan mahkemeye veya o derecede diğer civar bir mahkemeye gönderir.
Yukarıda 9 bent halinde sayılan haller dışında Yargıtayca düzelterek onama kararı verilmesi olanaklı değildir.
Somut olayda; sanık … hakkında yargılama aşamasında bu hususta sanığa ek savunma hakkı da verilmemiştir.
Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında yerel mahkemenin yerine geçerek tekerrür hükümlerinin uygulanmak suretiyle sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hükmün bozulması yerine düzeltilerek onanmasına karar verilmesinin usule aykırı olduğu kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne karşıyım.