YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27284
KARAR NO : 2014/21119
KARAR TARİHİ : 17.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kararda suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların kesin olduğu belirtilmiş ise de temyizi kabil olduğunun belirlenmesi, ayrıca temyiz isteminin süresinde olması koşuluyla yanlış mercie, yanlış şekilde bir başvuruda bulunulması halinde bu yanılmanın, 5271 sayılı CMK.’nın 264. maddesi kapsamında değerlendirileceği dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk …’nın itiraz dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulü ile yapılan incelemede,
A-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede,
Mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nun 62/1.maddesinin uygulanması sırasında 2 ay 6 gün yerine 1 ay 6 gün hapis cezasına hükmedilerek sonuçta eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak;
1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4.maddesi gereğince çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezaların hapse çevrilemeyeceği ancak, aynı maddenin 11.fıkra hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilen zorunlu müdafiilik ücretinin, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak, suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesinden kaynaklandığı ve yasal zorunluluğa dayanması nedeniyle, zorunlu müdafi için ödenen avukatlık ücretinin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezanın hapse çevrileceğine ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/11.maddesinin uygulanmasına,
2- Zorunlu müdafii için ödenen ücretin yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuğa yükletilmesine ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına; karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçu ile Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-Suça sürüklenen çocuklar yakalandıklarında suça konu eşyaları sakladıkları yerden alıp güvenlik görevlilerine rızaları ile teslim edip şikayetçiye çalınan malların iadesini sağladıklarının anlaşılmasına göre, suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nun 168/1.maddesinin uygulanması hususunun tartışılmaması,
2- Suça sürüklenen çocuk …’nın suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunmasına rağmen mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nun 31/2.maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken aynı Kanunun 31/3.maddesi uyarınca indirim yapılması,
3-Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. Maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. Maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk …’in işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal inceleme yaptırılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4.maddesi gereğince çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezaların hapse çevrilemeyeceği ancak, aynı maddenin 11.fıkra hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk … hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
5-Suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilen zorunlu müdafilik ücretinin, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak, suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesinden kaynaklandığı ve yasal zorunluluğa dayanması nedeniyle, zorunlu müdafi için ödenen avukatlık ücretinin suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
6- Suça sürüklenen çocuk …’nın adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmaması ve hırsızlık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine rağmen mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken suç işleme eğilimini gerekçe göstererek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.