YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27890
KARAR NO : 2013/27261
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Yasa’nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Yine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Tebliğ İmkânsızlığı ve Tebellüğden İmtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmü yer almaktadır. Bu maddeye göre tebliğ işleminin ne şekilde yapılacağı Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 31/1-c maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin son fıkrasında bu bende göre yapılacak tebligatlarda Yönetmeliğin 30. maddesinde öngörülen araştırmanın yapılmayacağı belirtilmiştir. Nitekim Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. maddesinde de buna paralel olarak; “adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar” tebliğ memurunca muhatabın adreste bulunmama sebebinin araştırması zorunluluğu kuralının dışında tutulmuştur.
Somut olayda, sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığın savunması alınırken bildirdiği adresine, bu adresin aynı zamanda adres kayıt sistemindeki adresi olduğu şerhi konularak tebliğe çıkarıldığı, sanığın bu adreste oturmadığı anlaşılmasına rağmen yeni adresi araştırılmadan tebligatın Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca yapıldığı, eğer sanığın bildirdiği adresine Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16. maddesi uyarınca
normal tebligat çıkarılsa idi, sanığın burada oturmadığı anlaşılınca yeni adresinin araştırılması gerekeceği, ancak sanığın yeni adresinin belirlenememesi halinde adres kayıt sistemindeki adres olması nedeni ile bu adrese Tebligat Kanununun 21/2 maddesi uyarınca tebligat yapılabileceği halde, çıkarılan tebligata adresin aynı zamanda adres kayıt sistemindeki adres olduğu şerhi konulması nedeni ile bu araştırma yapılmadan tebligatın yapılması nedeni ile tebligatın yasaya uygun yapılmadığı ve geçersiz olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin süre yönünden reddine dair 02.03.2013 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede,
1- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde:
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2 Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın eylemini 5237 sayılı TCK.nun 6/1-e maddelerinde belirtilen zaman dilimlerinden hangisi içinde işlendiği kesin olarak saptanmadan, eylemin gece işlendiği kabul edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan 5237 sayılı TCK.nun 116/4 maddesi uyarınca hüküm kurulması ve hırsızlık suçundan kurulan hükümde sanığın cezasının aynı yasanın 143. maddesi uyarınca arttırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.