Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/29930 E. 2014/24307 K. 22.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29930
KARAR NO : 2014/24307
KARAR TARİHİ : 22.10.2014

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-)Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddede, bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamayacağının belirtildiği, hüküm tarihine göre çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların miktarları ve türleri dikkate alındığında, söz konusu hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-)Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) İhbar üzerine olay yerine hareket eden polis memurlarının bir sokak üzerinde suça sürüklenen çocukları yakaladıkları, mağdura ait malzemelerin bir kısmının çuvalın içerisinde ele geçirildiği, söz konusu malzemeleri nereden aldıkları sorulduğunda ise Öz Erbap İnşaat isimli binanın içinden aldıklarını söyledikleri, mağdurun suç ile ilgili müracaatından önce pişmanlık göstererek suça konu eşyaların bir kısmının iade edilmesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, kısmen geri verme nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında

tkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği hususu mağdurdan sorularak, sonucuna göre çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Suç tarihinde henüz onsekiz yaşını doldurmamış çocuklar ile ilgili olarak 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca Baroya yazı yazılarak savunmalarını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali gelirleri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı olduğunun düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.