Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/31817 E. 2014/18585 K. 01.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/31817
KARAR NO : 2014/18585
KARAR TARİHİ : 01.07.2014

Tebliğname No : 4 – 2011/113522
MAHKEMESİ : Isparta 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/12/2010
NUMARASI : 2008/467 (E) ve 2010/1373 (K)
SUÇ : Hakaret, tehdit

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında TCK.nun 53/1-2-3. maddesine uygun biçimde hak yoksunluklarına hükmedilmiş olması karşısında teliğnamedeki “2” numaralı bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK .nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2- Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın yakınana yönelik sarf ettiği iddia ve kabul olunan “…eninde sonunda seni halledeceğim…” şeklindeki sözlerinin TCK.nun 106/1- 2. cümlesindeki sair tehdit suçuna uyduğu gözetilmeksizin, sanığın aynı maddenin 1. fıkrasının ilk cümlesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
3- Sanığın adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu ve tekerrüre esas hükümlülüğünün bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında tayin olunan cezaların TCK.nun 58/6-7 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
4- Sanığa yüklenen ve mahkumiyetine karar verilen hakaret ve tehdit suçlarının zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı nazara alınarak, suç tarihi itibari ile sabıkasız olduğu ve engel hükümlüğü bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “….sanığın sabıkalı olduğu anlaşıldığından….” şeklindeki yetersiz ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5- Sanığın suç tarihi itibari ile adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 51/1 madde ve (a) bendine göre , tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmayan sanık hakkında ertelemeye yer olmadığına karar verilirken; “sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını” irdeleyen gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanığın ertelemeye engel mahkumiyetinin olduğu, ayrıca tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığı…” şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında tayin olunan cezaların ertelenmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.