Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/32507 E. 2014/24313 K. 22.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32507
KARAR NO : 2014/24313
KARAR TARİHİ : 22.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-) Avukat …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle henüz onsekiz yaşını doldurmamış …’nın, istinabe olunan … Asliye Ceza Mahkemesinde sorgusunun yapıldığı 27.05.2011 tarihinde onsekiz yaşını doldurduğu, sorgusu sırasında müdafi görevlendirilmesi talebinin bulunmadığını beyan ettiği, buna rağmen yargılamanın yapıldığı asıl mahkemede Av. …’ın suça sürüklenen çocuk müdafii olarak duruşmaları takip ettiği ve yargılama sonucunda verilen hükmü temyiz ettiği, suça sürüklenen çocuğun kendisine müdafii atandığından haberinin olmadığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2013 tarihli yazısı üzerine zorunlu müdafi sıfatıyla hükmü temyiz eden Av. …’ın temyizine onay verip vermediğinin çocuğa sorulduğu, suça sürüklenen çocuğun ise 18.07.2013 tarihli ifadesiyle Av. …’ın temyizini kabul etmeyip hükmü kendisinin temyiz ettiği anlaşılmaktadır.
Suça sürüklenen çocuk …, yargılama sırasında onsekiz yaşını doldurmuş olduğundan, ayrıca üzerine atılı hırsızılık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan olmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca çocuğa müdafii görevlendirme zorunluluğu bulunmamaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/9-266 E, 2012/139 K. sayılı ve 03.04.2012 tarihli kararında da belirtildiği gibi zorunlu müdafilik kapsamında yer almayan inceleme konusu suçlar bakımından yargılama sırasında yasal hakları eksiksiz olarak hatırlatıldıktan sonra “müdafii tayin talebi olmadığını” bildiren, böylece müdafii yardımından yararlanmak istemediğini ortaya koyan çocuğun, bu konudaki açık iradesine üstünlük tanımak gerekmektedir.
Çocukla arasında müdafilik ilişkisi bulunmayan, yaptığı temyiz başvurusu çocuk tarafından kabul edilmeyen Avukat …’ın, çocuk hakkında verilen hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, Avukat …’ın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-)Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5237 sayılı TCK’nın 31. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, bu yaş gurubunda olan çocuklara sosyal inceleme raporu alınması için yasal bir zorunluluk bulunmadığından, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
III-)Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde;
1-)Mağdur tarafından apartmanın bahçesine park edilen motosikletin çalındığı olayda, motosikletin park edildiği yerin apartmanın eklentisi niteliğinde olup olmadığı, olay yerinde başkalarının girmesine engel olacak şekilde duvar, tel örgü ve benzeri bir engelin bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, sonucuna göre konut dokunulmazlığının ihlâl edilip edilmediğinin belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturmaya dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2-)Kabule göre de, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli 3 ay 10 gün hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.