Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/37128 E. 2014/3720 K. 12.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/37128
KARAR NO : 2014/3720
KARAR TARİHİ : 12.02.2014

Hırsızlık suçundan sanık …’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1-2. maddesi gereğince 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair DENİZLİ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.05.2003 tarihli ve 2003/37 esas, 2003/243 sayılı kararının infazı sırasında 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 143. maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 14/06/2005 tarihli ve 2003/37 esas, 2003/243 karar sayılı ek kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02.12.2013 gün ve 2013/17995/72799 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2013 gün ve 2013/388045 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 madde ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 90/3. maddesinde ” lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılanmasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde ek karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5252 Sayılı Kanunun 9/1. maddesi, 1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK.nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa
veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması ve 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının farklı olması nedeniyle, yakınana ait konuta girilerek gerçekleştirilen eylemin, hırsızlık suçunun yanı sıra konut dokunulmazlığını ihlal suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, bu suçla ilgili bir değerlendirme yapılmayıp, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanması ve her iki yasaya göre verilecek cezaların, denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (DENİZLİ) 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 14.06.2005 gün ve 2003/37-243 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin, yerel mahkemece yerine getirilmesine, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.