YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/37146
KARAR NO : 2014/3726
KARAR TARİHİ : 12.02.2014
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 522, ve 59. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair (KUŞADASI) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2004 tarihli ve 2003/231 esas, 2004/225 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın anılan Kanun’un 142/1-b, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 13/06/2005 tarihli ve 2003/231 esas, 2004/225 sayılı ek kararının infazım müteakip, aynı eylem sebebiyle diğer sanıklar hakkında 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması sırasında sanık …’ın bu kez 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2006 tarihli ve 2006/315 esas, 2006/695 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25.11.2013 gün ve 2013/17618/71539 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2013 gün ve 2013/385071 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın atılı hırsızlık eyleminden dolayı 06/02/2002 tarihli iddianameyle açılan kamu davası üzerine Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2004 tarihli ve 2003/231 esas, 2004/225 sayılı kararı ile hüküm kurulmasını müteakip, kararın infazı sırasında 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın anılan Kanun’un 142/1-b, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 13/06/2005 tarihli ve 2003/231 esas, 2004/225 sayılı ek kararıyla kurulan hükmün infaz edilmiş olması karşısında, aynı eylem sebebiyle diğer sanıklar hakkında 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması sırasında sanık … hakkında mükerrer olacak şekilde yeniden lehe yasa değerlendirilmesi yapılarak yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
29.03.2004 tarihli hükmün sanık … yönünden temyiz edilmeksizin kesinleşmesinden sonra 13.06.2005 tarihinde bu sanık hakkında uyarlama kararı verildiği gözetilmeden, hükmü temyiz eden diğer sanıklar yönünden, Yargıtay C.Başsavcılığıca 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca dosyanın yerel mahkemeye iadesinden sonra, 07.12.2006 tarihinde hükümlü … yönünden de yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
13.06.2005 tarihli uyarlama hükmünde yasa yolu bildirimindeki aykırılıklar nedeniyle Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 09.11.2009 tarihinde, gerekli tebligatın yapılması için dosyayı mahkemesine iadesinden sonra gerekli tebligat işlemi tamamlanıp, temyiz yasa yoluna başvurulmaması üzerine uyarlama hükmü kesinleşmiştir.
Kanun yararına bozma yasa yoluna ancak hukuken geçerli kararlara karşı başvurulabileceğinden, hakkında uyarlama kararı bulunan hükümlünün, diğer sanıklar yönünden yapılan yargılamaya dahil edilmesi suretiyle verilen 07.12.2006 tarihli kararın, hükümlü … yönünden hukuken geçersiz olması nedeniyle (KUŞADASI) 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2006 gün ve 2006/315-695 sayılı hukuki değerden yoksun ve yok hükmündeki kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
Hukuken geçerli olan 13.06.2005 gün ve 2003/231, 2004/225 sayılı uyarlama kararı yönünden;
1- Lehe olan yasanın belirlenmesi, inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektirdiğinde veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, uyarlama yargılamasının duruşmalı yapılması ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanması, her iki yasaya göre verilecek cezaların, denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanması ve sonuç cezaların karşılaştırılması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinde inceleme ile denetime olanak vermeyecek şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCY.nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının farklı olması nedeniyle, yakınana ait markete, kapı kilidinin kırılması suretiyle
girilerek gerçekleştirilen eylem, hırsızlık suçunun yanı sıra iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçlarla ilgili bir değerlendirme yapılmayıp, suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulundukları halde CMK.nun 253 ve 254.maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri de yaptırılmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
3- Suç tarihinde 18 yaşını tamamlamış olan hükümlü yönünden uygulanma koşulu bulunmayan TCK.’nun 31/3.maddesi uyarınca cezada indirim yapılması,
4- TCK.nun 142/1-b, 31/3.maddeleri uyarınca hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasında, aynı yasanın 62.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay süreyle eksik hapis cezasına hükmolunması,
şeklindeki hukuka aykırılıklar nedeniyle Kuşadası 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2005 gün ve 2003/231, 2004/225 sayılı hükmüne yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.