YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6770
KARAR NO : 2014/10164
KARAR TARİHİ : 14.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozma, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz isteğinin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmnn istem gibi ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuklar ….ve …. hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nun 31/2. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, ceza sorumluluğu olan ve haklarında mahkumiyet kararı kurulan suça sürüklenen çocuklar hakkında anılan 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1.fıkrasının “a” bendinde yazılı tedbire hükmedilmesi ve 36. madde gereğince denetim altına alınmalarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322.maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan ve bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasında yer alan “Sanıkların 5395 sayılı Yasanın 5/1.a maddesi uyarınca maddesi uyarınca çocuğun bakımından sorumlu olan kişilere ve çocuk sanığa eğitim ve gelişmeleri ile ilgili sorunların çözümünde yol göstermek üzere danışmanlık tedbirinin uygulanmasına, sanığın 5395 sayılı Yasanın 36. maddesi uyarınca 18 yaşını tamamlayıncaya kadar denetim altına alınmasına” ilişkin kısım çıkartılarak diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-Suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuklar … ve …’in 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca hırsızlık suçundan dolayı rapor alındığı halde işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; yakınanın, suça sürüklenen çocuklara yüklenen işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı ve sabıkasız olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “sanığın eylemi ile işlediği suç nedeni ile doğan maddi zararını karşılamamış olması” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-5237 sayılı TCK’nun 31/2. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, ceza sorumluluğu olan ve haklarında mahkumiyet kararı kurulan suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında anılan 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1.fıkrasının “a” bendinde yazılı tedbire hükmedilmesi ve 36. madde gereğince denetim altına alınmalarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 14/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.