YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8167
KARAR NO : 2014/596
KARAR TARİHİ : 15.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiuyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin aynı Kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE
II- Sanık hakkında hırsızlık suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtayca yapılacak inceleme sonucunda giderilir.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde prensip olarak mahkemece bir değişiklik yapma imkanı bulunmamaktadır.
Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık bakımından ise, yerine getirememe sebebi başta olmak üzere durumu değerlendirilip cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulabilir.
Somut olayda, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün açıklanması ile yetinilmesi yerine, CMK’nın 231/11. maddesinin 2. cümlesinde tanımlanan hükme uymayacak biçimde yazılı şekilde uygulama yapılarak sanığa, açıklanması ertelenen hükümdeki cezadan farklı ceza verildiği, henüz açıklanmayan bir hükümde yer alan ceza 1412 sayılı CYY’nın 326/son maddesine konu edilemez ise de, sanığın kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle açıklanan hükmün, açıklanması geri bırakılan hükümden farklı bir ceza ve uygulamayı içermemesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanığın yakınana ait aracın camını kırarak içerisinden yakınana ait bilgisayarı çaldığı, kamera görüntülerinden tespit edilen sanığın suçunu ikrar ederek sattığı kişiyi gösterdiği ve çalınan bilgisyaraın kolluk tarafından el konulmak suretiyle yakınana teslim edildiği anlaşılmışsa da ; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 esas -2013/106 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 763.maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından,üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi sonucu eşyanın satın alınan kişiden alınarak mağdura iadesinin 168.madde anlamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmaması gözetilmeyerk sanık hakkında 168. madde gereğince indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delilere, gerekçeye hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 15.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.