Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/10296 E. 2015/12996 K. 23.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10296
KARAR NO : 2015/12996
KARAR TARİHİ : 23.06.2015

Tebliğname No : 15 – 2013/398366
MAHKEMESİ : Fatih 5. Asliye Ceza Mahkemesi
(İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesi)
TARİHİ : 15/04/2010
NUMARASI : 2007/95 (E) ve 2010/364 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın aşamalarda içerisinde para bulunmayan, ancak banka kartlarının ve kimliğinin olduğu cüzdanını 28.11.2006 tarihinde kaybettiğini, ertesi gün 29.11.2006 tarihinde cüzdanını içindekiler ile birlikte kaybettiğinin farkına vararak, banka kartının iptali için banka şubesini arayıp banka kartının iptalini sağladığını, aynı gün muhtarlıktan gerekli belgeleri toplayarak kaybolan kimliğini 30.11.2006 tarihinde yenilettiğini, banka kartının iptaline kadar geçen süre içerisinde faili meçhul kişilerce atılı suçun işlendiğini ve hesabına aktarılan paraların bir kısmının bankamatikten nakit olarak çekildiğini, bir kısmının ise kart ile alışverişte kullanıldığını, kendisinin atılı suç ile ilgisinin olmadığını, kaybettiği banka kartı ile başka kişilerin hesaplarından da hesabına para havale olunması nedeniyle hakkında başka yargılama dosyalarının da bulunduğunu savunması karşısında, yakınanların hesabından paranın aktarıldığı sanığın hesabının olduğu ……………. Bankası ……….. Şubesi’nin 25.02.2009 tarihli cevabi yazısına göre sanığın kayıp başvurusu üzerine sanık adına olan …………. sayılı hesaba ait……………numaralı banka kartının 29.11.2006 tarihinde saat 14.19’da kullanıma kapatıldığının, sanığa ait hesap dökümüne göre sanığın kaybettiğini ifade ettiği banka kartı ile 29.11.2006 tarihinde kart işleme kapatılıncaya kadar bir çok yerden çok sayıda alışveriş işlemi yapıldığının anlaşılması karşısında, öncelikle gelen hesap dökümüne göre alışveriş işlemi yapıldığı anlaşılan yerlerden suç tarihindeki alışveriş işlemlerine dair varsa fatura, işlem slipleri temin edilerek, alışveriş slipleri üzerinde varsa imzanın sanığa ait olup olmadığı, fatura ve belgeler üzerindeki kayıtların sanık ile ilgisinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, ayrıca sanığın dosyaya sunduğu

yenilenmiş kimlik suretinde kimliğin kayıp nedeni ile 30.11.2006 tarihinde yenilendiğinin yazılı olması karşısında buna ilişkin kayıtlarda ikmal edilerek, ayrıca başka kişilerin hesabından da aynı gün kendisinin bilgisi dışında hesabına para aktarıldığını ve harcama yapıldığını, hakkında buna ilişkin başka dava dosyalarınında bulunduğu savunan sanık hakkındaki anılan diğer yargılama dosyalarının akıbeti araştırılıp, getirtilerek incelenmesi, olanağı varsa birleştirilmesi, olanaklı değilse ilgili kısımlarının onaylı suretlerinin dosyaya konularak, delillerin bir bütün halinde birlikte değerlendirilmesi neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre ise de;
2- Dosya içeriğine ve oluşa göre; yakınanların internet bankacılığına açık mevduat hesaplarından, yakınanların bilgisi ve rızası dışında hukuka aykırı biçimde aynı tarihte internet aracılığı ile sanığa ait banka hesabına ayrı ayrı para havale olunduğunun, sanığın banka hesabına aktarılan paraların bir kısmının bankamatikten banka kartı ile nakit çekilerek, bir kısmının ise sanığa ait banka kartı ile alışverişte kullanıldığının iddia olunması ve mahkemece kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 244/4. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
3- Temel ceza tayin olunurken hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, farklı bir gerekçe gösterilmeden aynı gerekçe ile adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakları korunmak suretiyle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 23.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.