YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11877
KARAR NO : 2015/12741
KARAR TARİHİ : 18.06.2015
Tebliğname No : 2 – 2013/25701
MAHKEMESİ : İzmir 3. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/06/2012
NUMARASI : 2010/634 (E) ve 2012/533 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddede, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Olay günü suça sürüklenen çocukların, suça konu araç ile kaza yapmaları nedeniyle yakalanmalarından sonra araç üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 28/09/2010 tarihli suç yeri araştırma ve inceleme tutanağında, aracın kontak yuvasının deforme olduğunun ve kabloların dışarıya doğru sarktığının belirtildiği, suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı olan suçu inkar ederek, aracın nasıl çalındığına dair beyanlarının bulunmadığı, hakkında mahkumiyet kararı verilen ancak temyize gelmeyen sanık H. G.’in 13/02/2012 tarihli oturumda, olay günü yaş nedeniyle yargılaması ayrı yapılan sanık Ç. Ö.’in suça konu araba ile geldiğini, elinde anahtar olduğunu, arabanın düz kontak ile çalıştırılmadığını beyan etmesi üzerine tanık olarak dinlenen Ç.. Ö..’in, atılı suçu kabul etmediğini beyan ettiği, her ne kadar katılan 12/04/2012 tarihli oturumda kontak anahtarını bozduklarını ve herhangi bir anahtar ile de çalıştırılabileceğini beyan etmiş ise de , suça sürüklenen çocukların , suça konu aracı sair aletle çaldıklarına dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delillerin olmaması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu yerine, suç vasfının nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/2-d maddesi gereğince uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini
2- Kabule göre de;
5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk Mesut’a ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3-Yasal ve yeterli hiçbir gerekçe gösterilmeden, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18/06/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.