Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/12771 E. 2015/12901 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12771
KARAR NO : 2015/12901
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

Tebliğname No : 6 – 2013/184480
MAHKEMESİ : Tekirdağ Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/04/2013
NUMARASI : 2012/253 (E) ve 2013/152 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesine göre daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmedilen hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
I- Suça sürüklenen çocuk F.. Ş.. hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında aynı Kanun’un 119/1-c maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Suça sürüklenen çocuk H.. T.. hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler ile suça sürüklenen çocuk F.. Ş.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Gerekçeli kararda suça sürüklenen çocuk H.. T.. hakkında başka bir davada alınan sosyal inceleme raporunun dosyaya konulduğu belirtildiği halde bu raporun dosyada bulunmadığı görülmekle; suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk H.. T.. hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2) 24.12.2011 tarihli olay yakalama ve teslim tutanağına göre, kamera kayıtlarından kimliği tespit edilen suça sürüklenen çocuk Hüseyin’in suçlamayı kabul ederek çaldıkları eşyaları suça sürüklenen çocuk Fırat’ın çadırına sakladıklarını beyan ettiği, bunun üzerine çadırın bulunduğu yerde yakalanan suça sürüklenen çocuk Fırat’ın da suçlamayı kabul ederek çadıra sakladığı suça konu eşyaları kolluk görevlilerine teslim ederek müştekiye iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; çalınan eşyaların bir kısmının iade edildiğini beyan eden müştekiden kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat edip etmediği sorularak, muvafakatinin bulunması halinde suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçu bakımından TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Suça sürüklenen çocuk Hüseyin hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında aynı Kanun’un 119/1-c maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk Hüseyin hakkında yeni hüküm kurulurken kazanılmış hakkın gözetilmesine, 22/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.