Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/13021 E. 2015/15397 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13021
KARAR NO : 2015/15397
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

Tebliğname No : 6 – 2013/195331
MAHKEMESİ : Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/04/2013
NUMARASI : 2011/1010 (E) ve 2013/1125 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddede, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE; Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın aynı yargı çevresi içinde başka suçtan ceza infaz kurumunda tutuklu bulunmasına karşın, son oturumda hazır bulundurulmadan yokluğunda yargılama yapılarak hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanığın inkara yönelik savunmaları karşısında yaşı nedeniyle dosyası tefrik edilen T.. Ş..’in soyut suç atma niteliğindeki anlatımları dışında sanığın atılı suçu işlediğine dair delillerin neler olduğunun denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmemesi,
3-Olaya müdahalede bulunarak suça sürüklenen çocuk T.. Ş..’i yakalayan kolluk görevlilerinin adı geçen suça sürüklenen çocuğun yanından kaçan kişiyi görmeleri nedeniyle sanık ile kolluk görevlilerinin yüzleştirilmesi yapıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
-Konut dokunulmazlığını bozma suçundan uygulama yapılırken TCK’nın 116/1. maddesi yerine 151/1. maddesinin gösterilmesi,
-Sanığın eyleminin birden fazla kişiyle birlikte işlendiği kabul edildiği halde TCK’nın 119/1-c. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi
Konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen erteleme kararında denetim süresinin 1 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine 14/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.