YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13062
KARAR NO : 2015/18200
KARAR TARİHİ : 15.10.2015
Tebliğname No : 6 – 2013/195236
MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/12/2012
NUMARASI : 2007/392 (E) ve 2012/981 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tüm dosya içeriğinden ve diğer sanık F.. T..’nün beyanlarından hırsızlık olayının gece saat 02:30 sıralarında işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi karşı temyiz olmadığından ve kilitlenmek suretiyle koruma altına alınarak sokak üzerinde park halinde bırakılan aracın “adet veya tahsis ya da kullanımı gereği açıkta bırakılan eşya” niteliği bulunmadığından, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 142/1-e. maddesi uyarınca uygulama yapılması ,ceza sürelerinin aynı olması nedeniyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 151/1 maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
Mağdurun 18/12/2007 tarihli oturumda, olay nedeniyle araca verilen zararın tamamının karşılandığını beyan etmesi karşısında, zararın ne zaman karşılandığı kesin olarak belirlendikten sonra, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanma koşullarının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 15/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.