YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13163
KARAR NO : 2015/15451
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
Tebliğname No : 6 – 2013/169163
MAHKEMESİ : Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/04/2013
NUMARASI : 2013/145 (E) ve 2013/277 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye,hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulların varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir” hükmü uyarınca, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken yeniden değerlendirme yapılarak 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca önceki hükümde 1/3 oranında arttırım yapıldığı halde yeni hükümde 1/6 oranında arttırım yapılarak farklı hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik’in 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” hükmü uyarınca yeniden ele alınan yargılama dosyasında; 30/04/2013 tarihli duruşmada, aynı Kanun’un 147 ve 191/3.c maddeleri gereğince suça sürüklenen çocuğa yasal haklarının hatırlatılmayıp ”Sanık dosya kapsamındaki önceki kimliği tahtında huzura alındı” denildikten sonra, suç tarihi itibari ile 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğa duruşma tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmuş bulunsa da açıkça müdafii isteyip istemediği ve savunmasını kendisinin yapıp yapmayacağı sorulmadan aynı Kanun’un 150/2 ve 188. maddelerine aykırı olarak savunma hakkını kısıtlayacak şekilde müdafiisiz olarak yargılamaya devamla hüküm kurulması,
4- Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi sonucu takdir edilen miktar ile birlikte 5237 sayılı TCK’nın 52/3. maddesi uyarınca adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının da ayrıca gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 14/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.