YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15522
KARAR NO : 2015/21527
KARAR TARİHİ : 24.11.2015
Tebliğname No : 2 – 2013/19977
MAHKEMESİ : Osmaniye 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2012
NUMARASI : 2012/209 (E) ve 2012/1102 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafinin temyiz isteminin sadece hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I-Müştekinin oğlu kullanımında olan motosikletin evlerinin bahçesindeki odunluktan çalınması ve motosikletin bir kısım parçalarının sanık ait motosikette ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık motosikletine takılı olan parçaları temyize gelmeyen sanık aldığını ve sanık bu parçaları kendisinin eski motoruna ait olan parçaları olduğunu söyleyerek verdiğini söylemesi ile temyize gelmeyen sanık de bu savunmayı doğrulaması ve müştekinin motosikletinin isimli kişide olduğunu söylemesi, soruşturma aşamasında isimli kişi ile ilgili bilgiye ulaşılamadığının tespit edilmesi karşısında, sanığın suça konu motosikleti çaldığı konusunda somut delil bulunmaması ancak çalıntı motosikletin paraçalarını satın alması nedeniyle hırsızlık malı olduğunu bilerek veya bilebilecek durumda olup olmadığı tartışılarak eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesine uyan suçu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilip sonucuna göre hukuki durumunun tayini yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi,
II-Kabule göre;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve sanığın suç tarihinden önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı gözetilmeden, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “zarar giderilmediğinden hakkında CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Eylemin birden fazla kişiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında TCK’nın 119/1-c. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca; mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun maddesinin 1. fıkrası (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 24/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.