Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/15992 E. 2015/23975 K. 24.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15992
KARAR NO : 2015/23975
KARAR TARİHİ : 24.12.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ve suça sürüklenen çocuklar ile in, müşteki karşı işledikleri mala zarar verme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ile suça sürüklenen çocukların müşteki karşı işledikleri hırsızlık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazın Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23/01/2013 tarih ve 2013/45 Değişik iş sayılı kararı ile değerlendirildiği, değerlendirme sonucu verilen karara karşı ayrıca bir temyiz talebi bulunmadığı anlaşıldığından bu kararlar inceleme dışı tutulmuştur.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanık müşteki karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık müşteki karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü, suça sürüklenen çocukların müşteki karşı işledikleri hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesi ile sanık temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
a-UYAP üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre sanık hükümden sonra 30/10/2013 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanık hakkındaki kamu davasının TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
b-Müşteki a yönelik eylemde suç saatinin kesin olarak tespit edilememesi karşısında, şüphe, sanık lehine yorumlanarak suçun gündüz işlendiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden ve eylemin gece işlendiğine dair delillerin neler olduğu da kararda gösterilmeden TCK’nın 143. maddesi ile uygulama yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
c-Müşteki n 05/07/2012 tarihli celsede zararının tamamının karşılandığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK’nın 168/2. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d-Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulundukları anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK’nın 31/3 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
e-TCK’nın 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında,suça sürüklenen çocuklar hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar, suça sürüklenen çocuklar müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden istem gibi BOZULMASINA, 24/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.