Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/17141 E. 2015/22761 K. 09.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17141
KARAR NO : 2015/22761
KARAR TARİHİ : 09.12.2015

Tebliğname No : 2 – 2013/90985
MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/10/2012
NUMARASI : 2012/60 (E) ve 2012/674 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokulmazlığını bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Olayın görgü tanığı soruşturma evresinde alınan ifadesinde saat 18:10 sularında suça sürüklenen çocukların katılanın işyerinden hırsızlık yaptıklarını gördüğünü beyan ettiği, yaz saati uygulaması olmadığı da dikkate alındığında eylemin gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Fiili işlediği tarihte 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuklara, 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafi için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuklara yükletilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; yargılama giderine ilişkin bölümde müdafi ücretinin suça sürüklenen çocuklardan alınmasına ilişkin ibarenin hükümden çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Olay tarihinde yaz saati uygulamasının olmadığı gözetildiğinde güneşin saat 16:46’da battığı, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminin saat 17:46’ta başladığı, olayın görgü tanığı soruşturma evresinde alınan ifadesinde saat 18:10 sularında suça sürüklenen çocukların katılanın işyerinden hırsızlık yaptıklarını gördüğünü beyan ettiğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması,
2- Katılanın yargılama evresinde alınan ifadesinde çalınan mallardan sadece bir tanesinin iade edildiğini beyan ettiği, soruşturma evresi evraklarında ise katılanın ifadesinde belirttiği çalınan eşyanın nasıl elde edilip iade edildiğine ilşkin bir bilginin bulunmadığı gözetildiğinde katılandan kendisine iade edilen malın kim tarafından, ne zaman, ne şekilde iade edildiği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/1 veya 2-4. fıkralarının suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Fiili işlediği tarihte 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuklara, 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafi için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuklara yükletilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın), ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 09.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.