Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/17691 E. 2015/20467 K. 11.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17691
KARAR NO : 2015/20467
KARAR TARİHİ : 11.11.2015

Tebliğname No : 2 – 2013/98675

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2012
NUMARASI : 2012/405 (E) ve 2012/710 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun, birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği halde, temel cezanın TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Sanık .. hakkında mükerrirliğe esas alınan Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2010 günlü ilamında iki ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında; 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün mükerrirliğe esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Kasten işlemiş oldukları suçlardan hapis cezası ile mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm
fıkrasından sanık . hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “sanığın adli sicil kaydına esas Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2010 tarihli ilamına konu hırsızlık suçu nedeniyle hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün mükerrirliğe esas alınmasına”, yine hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “sanıklara verilen hapis cezası gereği 5237 sayılı TCK’nın 53/1, a, b, c, d, e bentlerindeki haklardan infaz tamamlanıncaya kadar, aynı Kanun’un 53/1-c maddesinde belirtilen “kendi altsoyu” üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Müştekinin 13/09/2012 tarihli duruşmada zararının karşılandığını belirtmesi karşısında, mala zarar verme suçu yönünden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Kasten işlemiş oldukları suçtan hapis cezası ile mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanık .. hakkında mükerrirliğe esas alınan Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2010 günlü ilamında iki ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında; 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün mükerrirliğe esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.