YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17812
KARAR NO : 2015/21539
KARAR TARİHİ : 24.11.2015
Tebliğname No : 6 – 2013/228085
MAHKEMESİ : Denizli Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/01/2013
NUMARASI : 2012/443 (E) ve 2013/78 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli hüküm, suça sürüklenen çocuğun baro tarafından atanan müdafinin yüzüne karşı verilmiş ve suça sürüklenen çocuk müdafii kararı temyiz etmemiş ise de; müdafii ile duruşmaya katılmayan suça sürüklenen çocuğun atanan müdafiiden haberdar olmaması nedeniyle kendisine yapılan gerekçeli hüküm tebliğinin geçerli olduğu ve tebliğ sonrası temyizinin de süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun babası kovuşturma aşamasında sunduğu 06/12/2012 tarihli dilekçesinde kendisinin 400,00 TL’ye İletişim’den telefon satın aldığını söylemesi karşısında suça sürüklenen çocuğun babası tanık sıfatıyla beyanının alınarak ve gerektiğinde suç duyurusunda bulunularak hakkında dava açılması halinde birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ve temyiz dilekçesinde fatura aslı eklemek suretiyle suça konu telefonu İletişim’den satın aldığını savunması karşısında İletişim isimli işyerinin suç tarihindeki yetkilisinin temyiz dilekcesi ekinde ekli fatura aslı da gösterilmek suretiyle tanık sıfatıyla dinlenmesinde ve çalıntı telefonun varsa alışına ve satışına ilişkin evrakların da onaylı suretlerinin temininin sağlanmasında zorunluluk bulunması,
3- Katılanın muavin olduğunu söylediği ve olay gecesi giden otobüs firmasından; suça süreklenen çocuğun veya bir yakınının yolcular arasında bulunup bulunmadığının tespiti bakımından yolcuların ayrıntılı olarak listesinin istenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Katılanın aşamalara alınan ifadesinde otobüste en arkadaki beşli koltukta oturan iki çocuktan şüphelendiğini söylemesi karşısında suça sürüklenen çocuğun teşhisinin yaptırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Kabule göre ise;
Dosya kapsamına göre, katılanın suça konu telefonu ile en son 20/01/2012 günü saat 18:23 ‘te görüşme yaptığının, aynı gün saat 19:00 sıraları çalındığını anladığının, 20/01/2012 tarihinde güneşin saat 17:13’te battığının ve TCK’nın 6/1-e. maddesi uyarınca gecenin saat 18:13’te başladığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun geceleyin işlendiğinin kabulü ile 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 24/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.