YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17906
KARAR NO : 2016/357
KARAR TARİHİ : 13.01.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanıkların temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Müştekinin soruşturma evresinde alınan ifadesinde olay günü saat 19:00 sularında işyerini kilitleyerek kapattığını ertesi gün saat 06:15’te geldiğinde hırsızlığın olduğunu anladığını beyan ettiği sanıkların yargılama evresinde alınan ifadesinde ise suçlamaları kabul etmediğini savunduklarının anlaşılması karşısında UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin saat 05:22’da bittiğinin anlaşılması karşısında, şüphe, sanıklar lehine yorumlanarak suçun gündüz işlendiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden ve eylemin gece işlendiğine dair delillerin neler olduğu da kararda gösterilmeden, TCK’nın 143 maddesi ile uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
2- Dosya içeriğine, müştekinin soruşturma evresinde alınan beyanına göre sanıkların işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu gece işlediğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan, yasal ve yeterli gerekçe de gösterilmeden TCK’nın 116/4 maddesi uyarınca artırım yapılması,
3- Sanık …’nin tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2011 tarih ve 2011/373 esas – 2011/666 karar sayılı ilamının kesinleşme tarihinin yargılamaya konu suçun suç tarihinden sonra olduğundan tekerrüre esas alınamayacağı ancak adli sicil kaydında yazılı olan … Sulh Ceza mahkemesinin 26/07/2007 gün ve 2006/723 esas – 2007/632 karar sayılı mahkumiyet kararının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan, kesin nitelikte adli para cezalarına ilişkin ilamının, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 305/son maddesi gereğince mükerrirliğe esas alınamayacağı ancak adli sicil kaydında yer alan ve 13.07.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılan … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13/04/2010 gün, 2009/361 esas- 2009/150 karar sayılı erteli ilamın kesinleşmiş onaylı örneği getirtilerek tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 13.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.